Derin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Derin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Eylül 2011 Pazartesi

Derin Büyüyor-2 Yaşa Az Kala


Elişiyle ilgili birşeyler yapmadığım zaman bloga yazı da yazmıyorum.  Ama yine çok uzun bir ara verdiğimi gördüm ve artık yeter dedimJ Hem son yazım da Derin’le ilgili hatırlamak istemediğim bir anı yazısıydı. Her blogu açışımda bunu görmek istemiyorum artık dedim.
Bu uzun arada yine işler yoğundu. Sonra tatile gittik, geldik. Sonra üye olduğum Montessori e-mail grubuna gelen bir e-mail sayesinde, Derin’e aradığım oyun grubunun atölyesi ve sahibi Aslı Tokatlı’yla tanışma fırsatı buldum.  Ve 10 Eylül’de bir terslik olmazsa oyun grubumuza başlıyoruz J
Şimdiden heyecanlanıyorum. Tamam, beş tam gün anaokuluna başlamıyor sonuçta. Cumartesileri bir saatliğine –belki sonra süremiz artar- bir oyun grubuna başlıyor. Ama ben çok hevesliyim J Ona da söylüyorum.  Oyun grubuna başlıyoruz, öğretmeninin adı Aslı diye anlatıyorum J
Evde bazı aktiviteler yapmaya başladık. Boya yapıyoruz. Karalama şeklinde ama olsun J
Günden güne büyüdüğünü görmek gerçekten çok mutlu ediyor.





26 Nisan 2011 Salı

Bir Fıstık Başımıza Neler Açtı...

Normalde böyle şeyleri blogta pek anlatmıyorum ama, bloga gelip okuyanların, ya da arama motorlarında arayanların ulaşıp, aklında kalsın ve lazım olursa diye anlatayım dedim.

Derin 10 aylıktan itibaren her türlü yararlı şeyi yiyip içen bir çocuk. Bir akşam kuzenimin doğum gününe gittik. Gider gitmez sehpada duran kuruyemişlerden yemeye başladık hep birlikte. Derin de tabii...Daha ilk fıstığı ağzına atmasıyla birlikte , artık konuşmaya mı çalıştı kucaktan inmeye mi çalıştı, o sırada nefes almış olmalı ki, tıkandı. Bir anda mosmor oldu, hemen ters çevirdik, sırtına vurduk, elimizi ağzına sokup büyük parçaları çıkardık.  Kendine geldi, ama sürekli ağlayıp öksürmeye devam etti. Belki bir saate yakın bir süre öksürdü aralıklı olarak. Bu arada hırıltılı nefes aldığını fark ettik. O gece eve döndük. Uyurken Derin’in yine hırıltılı nefes aldığına dikkat ettim. Sabah olunca doğru kendi doktoruna götürdük. Ama Derin doktorunu görür görmez ağlayıp kendini paraladığı için, kadıncağız tam olarak duyamadı. Bir gün daha bekleyelim, ertesi sabah röntgen cektirip gelin dedi. Ama biz hırıltıyı duyuyorduk. Kayınpederimin çocukluk arkadaşı KBB doktoruna telefon ettik, durumu anlattık. Hemen Cerrahpaşa’ya götürüp muayene ettirmemizi, eğer hırıltı varsa zaman kaybetmemek gerektiğini ve orada bronkoskopi yaptırıp kaçan parçanın alınması gerktiğini söyledi. Apar topar Cerrahpaşa’ya gittik. İşlemlere başlarken, bizi acil vaka olarak aldılar. Hemen doktora muayene olduk, röntgeni şüpheli bulup başka doktora yönlendirdi. O da Derin’i dinledi, röntgene baktı ve acil bronkoskopiye karar verildi.  Bu arada böyle bir işlem yapılırsa diye ne olur ne olmaz, sabah 09:00dan itibaren su bile vermemiştik Derin’e. Tahliller, serumlar, operasyon öncesi prosedürden sonra kızımı ameliyathaneye teslim ettim. 40 dakika sonra çıktı. Sağ ana bronştan fıstık parçası çıkarmışlar. O gece hastanede kaldık. 4 çocuk aynı odada. Biri ağlar, biri susar, öteki başlar J Doktorlar gerçekten ciddi bir olay atlattığımızı söyledi. Bu çocuk bronkoskopisi de bir tek Cerrahpaşa’da varmış. (sonradan öğrendim de, GATA’da ve Zeynep Kamil’de de var). Tüm bu işlemler için hiçbir para ödemedik. Her şey çok hızlı gelişti ve çok şükür başarılı bir operasyonla biz olayı atlattık. Kimsenin başına gelmesin tabii ama, eğer böyle birşey gelirse başınıza veya duyarsanız, Cerrahpaşa’ya yönlenin derim ben.  Çocuk bölümü gayet temiz. Ama birşey sorunca çok kolay cevap alamıyorsunuz. Eğitim hastanesi olduğu için, doktorların hepsini vizitte görüyorsunuz, ama sorulara cevap vermiyorlar J